Rahmetli
Veli Karaca, Belgelerle Yenişar adlı kitabında, Pisidia
sınırları içinde Amalda isminde bir kentin bulunduğunun piskoposluk
listelerinden anlaşıldığını, üzüm ve şarabı ile meşhur olan bu kentin yerinin
henüz tam olarak saptanamadığını, ancak tarihçilerin onun Beyşehir Gölü ile
Eğridir Gölü arasında bir yerde olabileceğini düşündüklerini belirtir. Daha
sonra da kendi kanaatini açıklar. Ona göre Amalda Malanda’dadır. Karaca,
henüz yeri bilinmeyen Amalda’dan söz ederken, İ. Hakkı Konyalı’nın Âbideleri
ve Kitâbeleriyle Beyşehir Tarihi adlı kitabına gönderme yapmıştır.
Anılan kitabın ilgili satırları şöyledir:
“Pisidia
sınırları içinde Amblada adlı bir başpiskoposluğun daha bulunduğu Misthia
(Fasıllar) ile Ousad (Yunuslar) kilise listelerinde görülmektedir. Burası
şarabı ile meşhur imiş. Tarihçiler bu şehrin yerini kesin olarak tespit
edemiyorlar. Biz buranın eski Gurgurum olduğunu tahmin ediyoruz. Bazıları bunu
Eğridir Gölü civarına kadar götürmek istemişlerdir.” (Konyalı, 1991: 20).
Dikkat
edilirse yukarıdaki satırlarda Amalda’dan değil, Amblada’dan söz edilmektedir.
Zira Amalda adında yeri bilinen ya da bilinmeyen bir Roma kenti yoktur.
Amblada’nın yeri ise bugün artık bilinmektedir. Seydişehir ilçesi, Kızılca
köyündeki Asar Dağı’ndadır. Kendi adına sikke bastırabilen bu antik kent,
gerçekten de üzümü ve şarabı ile meşhurdu ve bağlarının koruyucusu, ana tanrıça
Kibele idi (Graillot, 382).
Malanda
adı, Yenişar’da günümüze ulaşan birkaç yabancı yer adından biridir. Yer adı,
şahıs adı ve aile adı olarak dünyanın değişik yerlerinde de
kullanılmaktadır ((“Malanda.”); (“Malanda,
Queensland.”)). Ne anlama
geldiği bilinmemektedir. Hitit kaynaklarında –anda ile biten
birçok yer adı geçmektedir (Adiego, 2007: 342). Örneğin, Milet’in Hitit
kaynaklarında geçen adı Millawanda’dır. O nedenle Mallanda’nın Hititçe olma
olasılığı vardır. Ayrıca mall- Hititçede “öğütmek” demektir (Puhvel, 2004: 23). 1584 tarihli Osmanlı
kayıtlarından Malanda’nın Yenişehir nahiyesine bağlı bir köy olduğu ve değirmen
vergisi ödediği anlaşılmaktadır (Erdoğru, 2006 : 356). Zaten orada yakın zamana
gelinceye kadar bir su değirmeni vardı. Antik Çağ’da da orada değirmencilik
yapıldığını söylemek mümkündür. Gerçi bilinen ilk su değirmenleri, MÖ 3. yüzyıla, yani Helenistik
döneme aittir (“Watermill.”). Ancak Hititler zamanında da köle ya da
hayvan gücüyle çalışan büyük değirmenler vardı. O nedenle Malanda, öğütmek
anlamına gelen Hititçe mall- fiilinden türemiş olabilir. Bu fiilin
3. çoğul kişi emir çekimi “öğütsünler” demek olan mallandu’dur (Puhvel, 2004: 23) ve Malanda ile büyük bir ses
benzerliği vardır. Hititçe bir Hint-Avrupa dilidir. Diğer Hint-Avrupa
dillerinde de öğütmek anlamında Hititçedeki mall-‘a benzer
sözcükler bulunmaktadır. Ön-Kelt dilinde mel-e/o- ya da mal-e/o-; Got dilinde, Eski Yüksek
Almancada ve bugünkü Bretoncada malan öğütmek anlamına
gelmektedir (“grind.”;
Calin, 2013). Hepsinin de sürtmek, öğütmek fikrini anlatmak için kullanılan
Sanskritçe malana sözcüğünden türediği ileri
sürülmektedir (Maury, 1857:
224).
Bunlar
benim amatör bir araştırmacı olarak ortaya koyduğum şeylerdir. Toponomi denen
yer adı bilimi henüz ülkemizde gelişmemiştir. Umarım bir an önce gelişir de bu
konularda daha ciddi araştırmalar yapılır ve daha güvenilir sonuçlara
varılır. Ama unutmamak gerekir ki bilim ne kadar gelişirse gelişsin geçmişe
dair her şeyi bilmek de mümkün olmayacaktır.
Mehmet Demirtaş
Ankara, 29.03.2016
EK:
10 yıl önce kaleme aldığım yukarıdaki yazıya dokunmadan aynı konuda yakın zamanda Yapay Zeka'yı kullanarak hazırladığım bir yazıyı aşağıda ek olarak sunuyorum.
MALANDA İSMİNİN KÖKENİ VE ANLAMI
Malanda ismi, Hint-Avrupa dil ailesinin Anadolu koluna mensup Luvi ve Hitit dillerindeki "Mala-" (veya Malla-) kökü ile antik Anadolu toponomisinde sıkça karşılaşılan "-anda" (veya -wanda) yer adı ekinin birleşmesiyle oluşmuştur. Dilbilimsel açıdan kökte yer alan Mala- kelimesi "öğütmek, değirmen ve tahıl işleme" anlamına gelirken; kelimenin sonuna gelen -anda eki bir yere "-li", "-lik" ya da "-in bulunduğu alan" anlamı katmaktadır. Bu iki unsur bir araya geldiğinde ortaya çıkan Malanda kelimesi, tam olarak "Değirmenlik" ya da "Değirmen Yeri" anlamını taşır.
Bu adlandırma mantığı ve dil yapısı Antik Çağ
Anadolu'sunda oldukça yaygındır. Örneğin, Milet kentinin bilinen en eski Luvi
adı olan Millawanda (Milla-wanda) da aynı kök ve ek yapısıyla kurulmuş
"Değirmenli" anlamına gelen doğrudan bir paralelliktir. Benzer
şekilde Laranda (Karaman), Alabanda (Aydın) ve Purushanda (Aksaray) gibi antik
yer isimleri de aynı yer adı ekini bünyesinde barındırır.
Yenişar'daki Malanda'da antik dönemden tutun da
1500'lü yıllara ve yakın döneme kadar kesintisiz bir şekilde değirmenlerin var
olması, coğrafyanın işlevsel sürekliliğini kanıtlar niteliktedir. Antik
toplumların bir yeri baskın ekonomik ve fiziki işleviyle adlandırma geleneği,
Türkçe toponomideki Değirmenli (Niğde, Tokat), Değirmenlik (KKTC) veya
Değirmenyeri (Düzce, Tunceli) gibi isimlerle birebir aynı mantığı
sergilemektedir.
Kısacası Malanda, binlerce yıllık su ve öğütme
kültürünün günümüz Türkçesindeki "Değirmen yeri / Değirmenli"
ifadesine Antik Anadolu dilinde verilen doğrudan karşılığıdır.
Mehmet Demirtaş
29.08.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder