Mehmet DEMİRTAŞ
Öz
Anadolu tarihî coğrafyası ve yer adları (onomastik) çalışmaları, çoğunlukla
Batılı seyyahların aktarımlarını ve masa başı kartografik üretimleri kaynak
kritiğine tabi tutmadan kabul etme eğilimindedir. Bu durum, Türkçe topoğrafik
adlandırmaların modern literatürde kurgusal olarak "antik kökenli"
harita kayıtlarına dönüştürülmesine yol açan yöntemsel bir kısır döngü
(circular reporting) yaratmıştır. Bu çalışmada, Beyşehir Gölü’nün batısında yer
alan dağlık kütleye atfedilen "Dipoiras/Dipolias" adlandırması ele
alınmıştır. Schönborn, H. Kiepert, C. Ritter, M. Özsait ve B. Umar çizgisi yapı
sökümüne tabi tutularak bu adlandırmanın izi sürülmüş ve hiçbir klasik antik
çağ kaynağına dayanmadığı ortaya konmuştur. Çalışma, Batılı seyyah ve
haritacıların yerel halktan duydukları Türkçe "Dippoyraz" ismini
işitme yanılgısıyla Helenize ettiklerini bizzat Carl Ritter’ın kendi metnindeki
çelişkiler üzerinden kanıtlamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Anamas Dağı, Dedegöl Dağı,
Yenişarbademli, Dippoyraz, Dipoiras, Dipoilas, Pisidia
1. GİRİŞ
Anadolu onomastiğinde, bir bölgedeki yer adlarını yapısal ve fonetik
benzerlikler üzerinden illaki Türk öncesi arkaik Anadolu dillerine veya Klasik
Helen diline bağlama eğilimi, modern literatürde yöntemsel bir dogma haline
gelmiştir. Bu metodolojik yaklaşım, haritalandırma süreçlerindeki beşerî
faktörleri, işitme yanılgılarını ve oryantalist bakış açısının getirdiği
apriori (önsel) kabulleri ekseriyetle göz ardı eder. Bir seyyahın ya da
haritacının masa başında ürettiği kurgusal bir ad, sonraki dönem akademisyenleri
tarafından birer "tarihî hakikat" gibi alıntılanarak literatürde
köksüz bir kısır döngü (circular reporting) yaratmaktadır.
Bu çalışmanın amacı, Pisidya ve Pamfilya sınırında yükselen, günümüzde
Dedegöl Dağları olarak bilinen kütle üzerindeki bir adlandırmanın (Dipoiras)
ardındaki bu kartografik yanılsamayı deşifre etmek; sahanın, iklimin ve yaşayan
toplumsal hafızanın dilbilimsel gerçekliğini ortaya koymaktır.
2. DİPPOYRAZ NASIL "DİPOİRAS" OLDU?
Modern
literatür incelendiğinde, Bilge Umar’ın (1993, s. 216), Beyşehir Gölü’nün
batısındaki bu dağ silsilesi için kullanılan Dipolias, Dipoiras veya Dipdorias
isimlerinin kökenini Atina’da kutlanan Zeus bayramlarına (Diipolia) ya
da Helenleşmiş arkaik bir Anadolu diline dayandıran kurgusal bir etimoloji
önerdiği görülür. Umar, söz konusu dağlık kütlenin tarihsel adının
Dipolias/Dipoiras olduğunu belgelendirmek adına Mehmet Özsait’in (1980) Pisidya
tarihine yönelik çalışmasını referans göstermektedir. Ancak Özsait’in (1980, s. 50) metni incelendiğinde, onun Umar’ın bu spekülatif yorumlarıyla
hiçbir ilgisinin olmadığı; "Dipoyraz (Dedegöl 2980 m) dağı"na düştüğü
notta bu adlandırma için doğrudan 19. yüzyıl coğrafyacısı Carl Ritter’i kaynak
gösterdiği anlaşılır. Özsait, Eurymedon’un (Köprüçay) kaynak mıntıkasındaki bu
dağ grubuna dair bilgiyi ve kelimenin ilk etimolojik tartışmasını tamamen
Ritter’a fatura etmiştir.
Carl
Ritter (1859) ise ömründe Anadolu topraklarını hiç görmemiş, tamamen
seyyahların anlatıları ve Heinrich Kiepert’in harita taslakları üzerinden
çalışan tipik bir "masa başı" coğrafyacısıdır. Özsait’in referans
zinciriyle nihai kaynak haline gelen Ritter’ın meşhur eserindeki orijinal
ifadeleri, literatürdeki bu "antik isim" balonunu doğrudan deşifre
edecek niteliktedir:
"Eurymedon’un
kaynak bölgesini çevreleyen yüksek dağ grubunun ana kütlesi Dipoiras Dağı kütlesidir
(Dibdoiras olarak da söylenir; ismi açıklanamamakta olup kesinlikle Türkçe
değildir; -poiras kısmı Yunanca kuzey anlamına gelen Boreas kelimesinin
Türkçedeki bozulmuş şeklidir)."
(Ritter, 1859, s. 492).
Ritter’ın
bu ifadesi, kendi içinde muazzam bir yöntemsel çelişkiyi barındırır. Kelimenin
kesinlikle Türkçe olmadığını iddia ettikten hemen sonra, -poiras
kısmının Yunanca Boreas (Kuzey Rüzgârı) sözcüğünün "Türkçedeki
bozulmuş şekli" olduğunu ifade etmektedir. Ritter, morfolojik olarak
işine gelmediği için kelimenin başındaki, katıksız ve özbeöz Türkçe bir sözcük
olan "Dip" hecesini ise "açıklanamamaktadır"
diyerek geçiştirmiştir.
Söz
konusu kartografik yanılsamanın tarihsel soyağacı kronolojik olarak geriye
doğru takip edildiğinde, "Dipoiras" isminin Batı literatüründe ilk
kez 1842 yılında bölgeyi gezen Alman araştırmacı August Schönborn'un el yazması
seyahat günlüklerinde kayda geçirildiği saptanmaktadır. Bölgedeki yörüklerin
yaz aylarında sürülerini bu dağın karlı yüksek eteklerine çıkardığını
raporlayan Schönborn, yerel halktan duyduğu Türkçe "Dippoyraz"
ifadesini kendi dil fonetiğine göre kaydetmiştir. Nitekim Schönborn'un ham
notlarını ölümünün ardından derleyen Prof. Dr. Hermann Loew, yayımladığı
raporda yerel telaffuzda "Dipoiras ile Dibdoiras arasında bir ses
dalgalanması" olduğunu bizzat itiraf ederek seyyahın kulak/işitme
yanılgısını açıkça belgelemiştir (Schönborn, 1854, ss. 455-468).
Kartografik
kısır döngünün (circular reporting) en somut suçüstü belgesi ise, 1840'ların
sonunda bölgede fiziki araştırmalar yürüten Fransız-Rus coğrafyacı Pierre de
Tchihatcheff'in kayıtlarında gizlidir. Türkçe bilmesine ve sahada yerel halkla
temas kurmasına rağmen Tchihatcheff, "Anamas" veya
"Dippoyraz" isimlendirmelerini tamamen göz ardı ederek Schönborn'un
ürettiği yapay ismin etkisinde kalmıştır. Tchihatcheff, Beyşehir Gölü’nün doğu
kıyısından (Şarkikaraağaç-Kıreli hattı) batıya doğru baktığında gördüğü
manzarayı betimlerken, bu yapay ismi Batı literatüründe şu cümlelerle
resmîleştirmiştir:
“Üstelik
göl, en güzel haliyle doğu kıyısından -örneğin Belceğiz’den Kıreli’ye giden yol
üzerindeki yüksek noktalardan bakıldığında- görünür; zira o zaman, aralarında Dispoïras Dağı’nın karla kaplı zirvelerinin heybetle yükseldiği Pisidya
sıradağlarının muhteşem panoraması gözlerinizin önüne serilir.” (Tchihatcheff, 1853, s. 113).
Tchihatcheff’in
bu aktarımı, Batılı seyyahların sahada yerel gerçeklikle karşılaşsalar bile,
masa başı harita otoritelerinin ve arkeologların (Kiepert ve Schönborn) adlandırmalarına
sadık kalmayı tercih ettiklerini, kurgusal bir "antik dağ" imajı
yaratmak adına yerli hafızayı (Anamas/Dippoyraz) tamamen dışarıda
bıraktıklarını su götürmez bir şekilde kanıtlamaktadır. Sonuç olarak süreç;
antik çağdan günümüze uzanan tarihi bir sürekliliği değil, sahada köylünün
dondurucu poyraz rüzgârlarının odağı olması sebebiyle dağa verdiği Türkçe
"Dippoyraz" adlandırmasını, 1842'de Schönborn'un (1854) günlüklerine
hatalı geçirmesinden, Tchihatcheff'in (1853) bu hatayı kopyalamasından ve
modern araştırmacıların (Umar, 1993) bu harita yanılsamasını hiçbir Klasik Antik Çağ belgesine dayandırmadan antik bir isim zannetmelerinden oluşan
yöntemsel bir hatayı doğrulamaktadır. Sahada inceleme yapan Ramsay’in
(1890/1960) bile yerel halkın "Dipoiras" ismini kesinlikle
tanımadığını aktarması, haritadaki ismin kurgusallığını destekleyen bir diğer
dolaylı kanıttır.
3. SONUÇ
Bu çalışma; Richard Kiepert’in 1908 tarihli haritasındaki 20. paftadan yola
çıkarak, Anadolu tarihî coğrafyasındaki yüzyıllık bir ezberi ve metodolojik
kısır döngüyü yapı sökümüne tabi tutmuştur. Elde edilen bulgular ışığında;
Dipoiras / Dipolias isminin antik bir Pisidya adı
olmadığı, sahada esen dondurucu poyraz rüzgârlarının merkezi olan dağa halkın
verdiği Dippoyraz isminin; Schönborn, Heinrich Kiepert ve Carl Ritter
gibi Batılı seyyah, haritacı ve yazarlar tarafından Helenize edilmiş kusurlu
bir biçimi olduğu saptanmıştır.
Sonuç olarak, Anadolu yer adları çalışmaları, tozlu kütüphane raflarında
sözlük bükerek antik köken uyduran masa başı yaklaşımlardan kurtarılmalıdır.
Onomastik biliminin gerçek rehberi; sahanın fiziki ve klimatolojik şartları,
Türk adlandırma geleneğinin morfolojik kodları ve Anadolu köylerinde hâlâ canlı
bir şekilde yaşayan sosyolojik / etnografik insan pratikleridir.
KAYNAKÇA
Kiepert, R. (1908). Karte von Kleinasien [Harita].
Library of Congress. loc.gov
Özsait, M. (1980). İlkçağ tarihinde Pisidya.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları.
Ramsay, W. M. (1960). Anadolu'nun tarihî coğrafyası
(M. Pektaş, Çev.). Millî Eğitim Basımevi. (Orijinal eserin yayım tarihi
1890)
Ritter, C. (1859). Die Erdkunde von Asien: Vol. IX.
Vergleichende Erdkunde des Halbinsellandes Klein-Asien [Asya Coğrafyası:
Cilt IX. Küçük Asya Yarımadasının Karşılaştırmalı Coğrafyası]. G. Reimer.
Schönborn, A. (1854). Notizen über eine Reise durch Lykien und Pisidien [Likya ve Pisidya'da Bir Seyahat Üzerine Notlar] (H. Loew, Ed.). Zeitschrift für Allgemeine Erdkunde, 2, 455–468.
Tchihatcheff, P. de. (1853). Asie Mineure: Description
physique, statistique et archéologique de cette contrée [Küçük Asya: Bu
Ülkenin Fiziki, İstatistiki ve Arkeolojik Açıklaması]. Gide et J. Baudry.
archive.org [Asie Mineure: P. De Tchihatcheff]
Umar, B. (1993). Türkiye'deki tarihsel adlar.
İnkılâp Kitabevi.