Dedegöl Dağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dedegöl Dağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2026 Perşembe

DİPPOYRAZ’DAN "DİPOİRAS"A: BİR KARTOGRAFİK KISIR DÖNGÜNÜN ANATOMİSİ

Mehmet DEMİRTAŞ

Öz
Anadolu tarihî coğrafyası ve yer adları (onomastik) çalışmaları, çoğunlukla Batılı seyyahların aktarımlarını ve masa başı kartografik üretimleri kaynak kritiğine tabi tutmadan kabul etme eğilimindedir. Bu durum, Türkçe topoğrafik adlandırmaların modern literatürde kurgusal olarak "antik kökenli" harita kayıtlarına dönüştürülmesine yol açan yöntemsel bir kısır döngü (circular reporting) yaratmıştır. Bu çalışmada, Beyşehir Gölü’nün batısında yer alan dağlık kütleye atfedilen "Dipoiras/Dipolias" adlandırması ele alınmıştır. Schönborn, H. Kiepert, C. Ritter, M. Özsait ve B. Umar çizgisi yapı sökümüne tabi tutularak bu adlandırmanın izi sürülmüş ve hiçbir klasik antik çağ kaynağına dayanmadığı ortaya konmuştur. Çalışma, Batılı seyyah ve haritacıların yerel halktan duydukları Türkçe "Dippoyraz" ismini işitme yanılgısıyla Helenize ettiklerini bizzat Carl Ritter’ın kendi metnindeki çelişkiler üzerinden kanıtlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Anamas Dağı, Dedegöl Dağı, Yenişarbademli, Dippoyraz, Dipoiras, Dipoilas, Pisidia

1. GİRİŞ

Anadolu onomastiğinde, bir bölgedeki yer adlarını yapısal ve fonetik benzerlikler üzerinden illaki Türk öncesi arkaik Anadolu dillerine veya Klasik Helen diline bağlama eğilimi, modern literatürde yöntemsel bir dogma haline gelmiştir. Bu metodolojik yaklaşım, haritalandırma süreçlerindeki beşerî faktörleri, işitme yanılgılarını ve oryantalist bakış açısının getirdiği apriori (önsel) kabulleri ekseriyetle göz ardı eder. Bir seyyahın ya da haritacının masa başında ürettiği kurgusal bir ad, sonraki dönem akademisyenleri tarafından birer "tarihî hakikat" gibi alıntılanarak literatürde köksüz bir kısır döngü (circular reporting) yaratmaktadır.

Bu çalışmanın amacı, Pisidya ve Pamfilya sınırında yükselen, günümüzde Dedegöl Dağları olarak bilinen kütle üzerindeki bir adlandırmanın (Dipoiras) ardındaki bu kartografik yanılsamayı deşifre etmek; sahanın, iklimin ve yaşayan toplumsal hafızanın dilbilimsel gerçekliğini ortaya koymaktır.

2. DİPPOYRAZ NASIL "DİPOİRAS" OLDU?

Modern literatür incelendiğinde, Bilge Umar’ın (1993, s. 216), Beyşehir Gölü’nün batısındaki bu dağ silsilesi için kullanılan Dipolias, Dipoiras veya Dipdorias isimlerinin kökenini Atina’da kutlanan Zeus bayramlarına (Diipolia) ya da Helenleşmiş arkaik bir Anadolu diline dayandıran kurgusal bir etimoloji önerdiği görülür. Umar, söz konusu dağlık kütlenin tarihsel adının Dipolias/Dipoiras olduğunu belgelendirmek adına Mehmet Özsait’in (1980) Pisidya tarihine yönelik çalışmasını referans göstermektedir. Ancak Özsait’in (1980, s. 50) metni incelendiğinde, onun Umar’ın bu spekülatif yorumlarıyla hiçbir ilgisinin olmadığı; "Dipoyraz (Dedegöl 2980 m) dağı"na düştüğü notta bu adlandırma için doğrudan 19. yüzyıl coğrafyacısı Carl Ritter’i kaynak gösterdiği anlaşılır. Özsait, Eurymedon’un (Köprüçay) kaynak mıntıkasındaki bu dağ grubuna dair bilgiyi ve kelimenin ilk etimolojik tartışmasını tamamen Ritter’a fatura etmiştir.

Carl Ritter (1859) ise ömründe Anadolu topraklarını hiç görmemiş, tamamen seyyahların anlatıları ve Heinrich Kiepert’in harita taslakları üzerinden çalışan tipik bir "masa başı" coğrafyacısıdır. Özsait’in referans zinciriyle nihai kaynak haline gelen Ritter’ın meşhur eserindeki orijinal ifadeleri, literatürdeki bu "antik isim" balonunu doğrudan deşifre edecek niteliktedir:

"Eurymedon’un kaynak bölgesini çevreleyen yüksek dağ grubunun ana kütlesi Dipoiras Dağı kütlesidir (Dibdoiras olarak da söylenir; ismi açıklanamamakta olup kesinlikle Türkçe değildir; -poiras kısmı Yunanca kuzey anlamına gelen Boreas kelimesinin Türkçedeki bozulmuş şeklidir)." (Ritter, 1859, s. 492).

Ritter’ın bu ifadesi, kendi içinde muazzam bir yöntemsel çelişkiyi barındırır. Kelimenin kesinlikle Türkçe olmadığını iddia ettikten hemen sonra, -poiras kısmının Yunanca Boreas (Kuzey Rüzgârı) sözcüğünün "Türkçedeki bozulmuş şekli" olduğunu ifade etmektedir. Ritter, morfolojik olarak işine gelmediği için kelimenin başındaki, katıksız ve özbeöz Türkçe bir sözcük olan "Dip" hecesini ise "açıklanamamaktadır" diyerek geçiştirmiştir.

Söz konusu kartografik yanılsamanın tarihsel soyağacı kronolojik olarak geriye doğru takip edildiğinde, "Dipoiras" isminin Batı literatüründe ilk kez 1842 yılında bölgeyi gezen Alman araştırmacı August Schönborn'un el yazması seyahat günlüklerinde kayda geçirildiği saptanmaktadır. Bölgedeki yörüklerin yaz aylarında sürülerini bu dağın karlı yüksek eteklerine çıkardığını raporlayan Schönborn, yerel halktan duyduğu Türkçe "Dippoyraz" ifadesini kendi dil fonetiğine göre kaydetmiştir. Nitekim Schönborn'un ham notlarını ölümünün ardından derleyen Prof. Dr. Hermann Loew, yayımladığı raporda yerel telaffuzda "Dipoiras ile Dibdoiras arasında bir ses dalgalanması" olduğunu bizzat itiraf ederek seyyahın kulak/işitme yanılgısını açıkça belgelemiştir (Schönborn, 1854, ss. 455-468).

Kartografik kısır döngünün (circular reporting) en somut suçüstü belgesi ise, 1840'ların sonunda bölgede fiziki araştırmalar yürüten Fransız-Rus coğrafyacı Pierre de Tchihatcheff'in kayıtlarında gizlidir. Türkçe bilmesine ve sahada yerel halkla temas kurmasına rağmen Tchihatcheff, "Anamas" veya "Dippoyraz" isimlendirmelerini tamamen göz ardı ederek Schönborn'un ürettiği yapay ismin etkisinde kalmıştır. Tchihatcheff, Beyşehir Gölü’nün doğu kıyısından (Şarkikaraağaç-Kıreli hattı) batıya doğru baktığında gördüğü manzarayı betimlerken, bu yapay ismi Batı literatüründe şu cümlelerle resmîleştirmiştir:

“Üstelik göl, en güzel haliyle doğu kıyısından -örneğin Belceğiz’den Kıreli’ye giden yol üzerindeki yüksek noktalardan bakıldığında- görünür; zira o zaman, aralarında Dispoïras Dağı’nın karla kaplı zirvelerinin heybetle yükseldiği Pisidya sıradağlarının muhteşem panoraması gözlerinizin önüne serilir.” (Tchihatcheff, 1853, s. 113).

Tchihatcheff’in bu aktarımı, Batılı seyyahların sahada yerel gerçeklikle karşılaşsalar bile, masa başı harita otoritelerinin ve arkeologların (Kiepert ve Schönborn) adlandırmalarına sadık kalmayı tercih ettiklerini, kurgusal bir "antik dağ" imajı yaratmak adına yerli hafızayı (Anamas/Dippoyraz) tamamen dışarıda bıraktıklarını su götürmez bir şekilde kanıtlamaktadır. Sonuç olarak süreç; antik çağdan günümüze uzanan tarihi bir sürekliliği değil, sahada köylünün dondurucu poyraz rüzgârlarının odağı olması sebebiyle dağa verdiği Türkçe "Dippoyraz" adlandırmasını, 1842'de Schönborn'un (1854) günlüklerine hatalı geçirmesinden, Tchihatcheff'in (1853) bu hatayı kopyalamasından ve modern araştırmacıların (Umar, 1993) bu harita yanılsamasını hiçbir Klasik Antik Çağ belgesine dayandırmadan antik bir isim zannetmelerinden oluşan yöntemsel bir hatayı doğrulamaktadır. Sahada inceleme yapan Ramsay’in (1890/1960) bile yerel halkın "Dipoiras" ismini kesinlikle tanımadığını aktarması, haritadaki ismin kurgusallığını destekleyen bir diğer dolaylı kanıttır.

3. SONUÇ

Bu çalışma; Richard Kiepert’in 1908 tarihli haritasındaki 20. paftadan yola çıkarak, Anadolu tarihî coğrafyasındaki yüzyıllık bir ezberi ve metodolojik kısır döngüyü yapı sökümüne tabi tutmuştur. Elde edilen bulgular ışığında;

Dipoiras / Dipolias isminin antik bir Pisidya adı olmadığı, sahada esen dondurucu poyraz rüzgârlarının merkezi olan dağa halkın verdiği Dippoyraz isminin; Schönborn, Heinrich Kiepert ve Carl Ritter gibi Batılı seyyah, haritacı ve yazarlar tarafından Helenize edilmiş kusurlu bir biçimi olduğu saptanmıştır.

Sonuç olarak, Anadolu yer adları çalışmaları, tozlu kütüphane raflarında sözlük bükerek antik köken uyduran masa başı yaklaşımlardan kurtarılmalıdır. Onomastik biliminin gerçek rehberi; sahanın fiziki ve klimatolojik şartları, Türk adlandırma geleneğinin morfolojik kodları ve Anadolu köylerinde hâlâ canlı bir şekilde yaşayan sosyolojik / etnografik insan pratikleridir.

KAYNAKÇA

Kiepert, R. (1908). Karte von Kleinasien [Harita]. Library of Congress. loc.gov

Özsait, M. (1980). İlkçağ tarihinde Pisidya. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları.

Ramsay, W. M. (1960). Anadolu'nun tarihî coğrafyası (M. Pektaş, Çev.). Millî Eğitim Basımevi. (Orijinal eserin yayım tarihi 1890)

Ritter, C. (1859). Die Erdkunde von Asien: Vol. IX. Vergleichende Erdkunde des Halbinsellandes Klein-Asien [Asya Coğrafyası: Cilt IX. Küçük Asya Yarımadasının Karşılaştırmalı Coğrafyası]. G. Reimer.

Schönborn, A. (1854). Notizen über eine Reise durch Lykien und Pisidien [Likya ve Pisidya'da Bir Seyahat Üzerine Notlar] (H. Loew, Ed.). Zeitschrift für Allgemeine Erdkunde, 2, 455–468.

Tchihatcheff, P. de. (1853). Asie Mineure: Description physique, statistique et archéologique de cette contrée [Küçük Asya: Bu Ülkenin Fiziki, İstatistiki ve Arkeolojik Açıklaması]. Gide et J. Baudry. archive.org [Asie Mineure: P. De Tchihatcheff]

Umar, B. (1993). Türkiye'deki tarihsel adlar. İnkılâp Kitabevi.